Allah rızası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Allah rızası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2016

Dilediğine Mülkü Verir Dilediğinden de Çeker Alırsın


Değerli Okuyucularım,

Birgün Kitabımızın manasını anlamak için meal okurken "De ki:Ey mülkün gerçek sahibi olan Allah'ım! Dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın!...." ayet meali ile karşılaştım. Bu ayeti bir tefekkür edeyim dedim. Zira günümüzde insanların en çok karşılaştığı şeylerden birisi mal kazanmak veya kaybetmek olduğu için bu ayetten çıkacak mana hüzmesinin hepimiz için önemli olduğunu düşündüm.

Fakirlik ve Zenginlik Allah'ın Dilemesine ve İradesine Bağlıdır

Hayatta insanın başına birçok şey gelir. Çoğu insan mal kazanmayı veya kaybetmeyi sebeplere bağlayıp "bu malı ben kendi bilgi ve tecrübemle kazandım veya şundan dolayı malımı kaybettim" diye düşünür. Bu yanlış bir bakış açısıdır. Malı veren de alan da bizzat Allah'tır. Hatırlayın, Karun da nankörlük ederek bu malı ben kendi bilgimle kazandım demiş ve sonunda kaybedenlerden olmuştu.

Allah, öncelikle bizi yoktan var etmiş, bizi biz yapan maddi ve manevi değerlerimizi O bahşetmiştir. Akıl, kalp, ruh, beş duyu organımız hep O'nun lütuflarıdır. 

Güneşin, havanın, suyun, toprağın ve kendimizin velhasıl herşeyin O'nun olduğu bir alemde insanın bu malı ben kendim kazandım demesi Rabbisine karşı nankörlük olmaz mı?

Öyleyse İnsanlara Değil Allah'a Yönel

Fakirlik için de durum böyledir. İnsan malı-mülkü elinden gittiği zaman şöyle düşünmelidir; "bu malı bana O vermişti yine O aldı. Mülk sahibi mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Bana ne oluyor ki O'na bu işinden dolayı şikayette bulunayım. Bana annem ve babamdan çok daha fazla merhametli olan Rabbim bu malı benden almışsa bunda benim için bir hayır var demektir. Öyleyse bana düşen güzelce bir sabır göstermektir"

İnanan bir insan şuna katiyetle inanmalı ki; yeryüzündeki bütün insanlar toplansa Allah dilemedikçe ona bir üzüm çöpü bile veremezler ve yine aynen hepsi toplanıp ta ondan bir üzüm çöpü almaya kalksalar O dilemedikçe yine alamazlar.

İnsan buna inandığı zaman, hayatındaki sıkıntılar, yokluklar gulyabanilikten çıkıp onu cennete ve Allah'ın rızasına kazandırmaya götüren munis birer bineğe dönüşür.

Ne mutlu Mevlasının icraatlarına bakıp ta "Kahrın da hoş lütfun da hoş" diyebilen bahtiyarlara!









25 Eylül 2016

Biz Dünya'dan Gider Olduk


Geçen Kurban Bayramı sebebiyle rahmetli abimin kabrini ziyarete gitmiştim. Size daha önce anlatmıştım. Abim kanser hastalığı sebebiyle 38 yaşında ayrılmıştı aramızdan ve vefat edeli de 6 sene oldu. Seneler ne de çabuk geçiyor. Baktım, kabristanda son mezar olan abimin mezarından sonra o kadar çok mezar olmuş ki. Binlerce mezar olmuş. Gelen gitmiş bu Dünya'dan. Kimse karar kılmamış bu fani yurtta.

Öyleyse Ötelere Hazırlık Vaktidir Şimdi

Bizler belki de şu yaşlı dünyanın son çocuklarıyız. Ancak, sona yaklaştıkça daha da cazipleşen Dünya'nın peşinden koşturan insan o kadar çok ki. Bazen, bir zamanlar ünlü olan insanların şu anki hallerini gösteriyorlar. O kadar çok yaşlanmışlar ki. Yüzleri kırış kırış olmuş. Belleri bükülmüş, gözleri görmez, kulakları duymaz olmuş. Zaman onları ne hale getirmiş. Zamanlarında binlerin peşinden koştuğu o insanları bugünlerde kimse arayıp sormaz olmuş.

Hiç kuşkunuz olmasın eğer ömrümüz varsa bizim de halimiz onlar gibi olacak. Şu genç, ter ü taze halimiz gidecek yerine kırış kırış bir cilt gelecek. Ne kadar gençleşmeye çalışsak ta içimizde sürekli çalışan yaşlılık saatini durduramayacak ve kabre yaklaşacağız.

Öyleyse, akıllı insana yakışan şey, devekuşu gibi başını kuma gömerek gerçeklerden kaçmak değil bilakis gerçeklerle yüzleşerek ötelere hazırlık yapmaktır.

Ahiret İçin Ne Hazırladın???

Başını sokacağı ve en fazla 40-50 sene oturacağı bir evi alabilmek için yıllarca gece gündüz çalışan bizlerin, ebediyen oturacağımız saraylar için gayret göstermememiz ve en azından günde birkaç saatimizi buna ayırmamamız hiç mantıklı olur mu? Diğer insanlara aklımızla caka satan bizlerin Allah dostlarının yurdu olan cennet için ve hele de onun sahibi Allah rızası için çalışmaması ne kadar da gariptir.

Ne mutlu şu Dünya'nın fani ve sahte güzelliklerine aldanmayıp gözünü ebedi ahiret yurdunun inci ve mercanlarına dikenlere!!!