16 Ekim 2016

Çabuk Ol! Pazar Toplanıyor


Bugün günlerden pazar. Öyleyse biz de pazar ile ilgili bir yazı paylaşalım sizlerle.

Hepimiz pazarlara gitmişizdir. Pazarlarda alışverişimizi yapar evimize geri döneriz. Şayet gittiğimiz pazarda alışveriş yapmaz da başka şeyler peşinde koşarsak pazar toplandığı zaman elimiz boş kalır.

Dünya da, insanların alışveriş yaptığı bir pazar yeri gibidir. Nasıl ki pazarda en gerekli şeyleri alıp hemen evimize geri dönüyorsak dünyada da ihtiyacımız olan ticareti yapıp esas yurdumuz olan ahirete geri döneceğiz. Haftada bir saat pazar alışverişi haftanın 168 te biri'dir. Yani çok azdır. Oysa ahirete kıyasla dünyanın süresi ise katrilyonda bir bile değildir. Göz açıp kapayınca kadar tabiri bile dünya hayatının yanında çok uzun kalır. 

İşte insan bu dünya hayatında amel alışverişinin değil de eğlencenin peşinde koşarsa göz açıp kapamadan daha kısa olan bir dünya için sonsuz hayatını heder etmiş olur. 

İlkokula başlayalı 34 sene olmuş...

Zaman çok çabuk geçiyor. Daha dün gibi ilkokula başladığım zamanı hatırlıyorum. Oysa üstünden 34 sene geçmiş. Şu an 41 yaşındayım. Bir bu kadar daha yaşar mıyım bilmiyorum. Yaşasam bile bu yaştan sonraki hayatımın o gençlik zamanındaki gibi çelik çavak olacağını düşünmüyorum. 

Hafta içleri çalışırken hafta sonlarını iple çekeriz. Çocukların sömestr tatilini bizim yaz tatilini iple çekerken aslında ömrümüzün ipini çektiğimizin farkında değilizdir. Geçen zamanın farkında olmak için zaman zaman geçmiş fotoğraflara bakarım. İlkokula, üniversiteye ve işe başladığım zamanlar ve şimdiki halime baktığım zaman zamanın nasıl beni yaşlandırdığını görürüm. 

Düşünün bilim adamları tarafından evrenin yaşının yaklaşık 14 Milyar yıl olduğu söyleniyor. Bu 14 milyar yıl geçmiş te bizim 70-80 senelik ömrümüz mü geçmeyecek. Evet, ömür kısa lüzumlu işler ise pek çok. Burada tatmaya izin var ama doymaya izin yok. İnsan sürekli doymanın peşinde olursa ömrü sofra ile tuvalet arasında geçer. Eski insanlar kut-u layemut derlerdi. Yani ölmeyecek kadar yemek demek. Bir başka tabirle belini doğrultacak kadar yemek yeter ademoğluna.

Öyleyse, bize düşen şey, geçici dünya hayatının cazibesine aldanmadan bu pazarda alışverişimizi bir an evvel yapıp karlı bir şekilde kalıcı yurdumuz olan ahirete gidebilmektir.



0 yorum :

Yorum Gönderme