24 Ağustos 2016

Güzelliklerin Asıl Sahibi


Herşey O'ndan

Modern zamanlar, insanın hayatına getirdiği teknolojik kolaylıklar yanında insanı sürekli meşgul etmekle onun çevresindeki hadiseleri ve kendisini okumasını engellemektedir. İnsan sürekli koşturmaktan ve birşeyler ile meşgul olmaktan dolayı hikmetli düşünme faaliyetini unutmuştur.

Oysa Düşünecek O Kadar Çok Şey Var ki

Dinimiz hikmetli düşünce faaliyetine -ki biz buna dini anlamda tefekkür diyoruz- çok önem vermiştir.İnsanın kendisini ve kendisini yaratanı tanımasını sağlayacak olan tefekkür insanın kendisine yapabileceği en büyük iyiliktir.

İnsan böyle bir tefekkürle, kendisinin bir amaç için yaratıldığını, çevresindeki hiçbir hadisenin manasız olmadığını görmenin yanısıra, bu dünyadaki herşeyin bir sona doğru gittiğini görmekle buranın peşinden koşmanın anlamsız olduğunu, geçici şeylere gönül bağlamanın yanlış olduğunu ve esas Baki olana gönül bağlaması gerektiğini anlar.

Dünyadaki Bütün Güzellikler O'ndan Haber Verir

Daha önceki yazılarımızda örnek verdiğimiz gibi nasıl ki ayna sadece kendisine yansıyan güzellikleri gösteriyor ve bunların esas sahibi o değil ve övünmeye de hakkı yoksa aynen öyle de sahip olduğumuz ve çevremizdeki bütün güzellikler ise aslında bizim değil bunları bize verene aittir. Güneş aynaya yansıyıp ta aynayı aydınlattığı ve parlattığı zaman ayna bu parlaklıkla nasıl övünemezse insan da bu güzellikler benden kaynaklanıyor, ben bilgiliyim, zenginim, akıllıyım, bütün sahip olduklarımı ben kendi becerimle elde ettim diyemez, derse bütün bunları kendisine verene karşı nankörlük etmiş olur. İşte size insanın menşeini hatırlatan güzel bir örnek;

Vaktiyle alim zatlardan birisi yolda gidiyorken kibirle eteklerini yolda sürükleyen bir genç görmüş. Gence, şu eteklerini biraz daha kısalt demiş. Genç, sen benim kim olduğumu biliyor musun demiş ona. Evet, çok iyi biliyorum demiş yaşlı alim. Senin başlangıcın kaypak bir su sonun da kokmuş bir leş, ikisi arası da pislik dolu bir hammallık demiş. Genç cevap veremeyip sıvışıp gitmiş.
 Evet, hepimiz böyle değil miyiz aslında. Öyleyse neyimizle övünüyor ve bütün sahip olduklarımızı neden asıl Sahibine vermiyoruz?


Bütün güzellikler ve hayırlar Sen'den Yarabbi, Sana döndüm Yüzüm

Öyleyse, insana düşen şey kendisine verilen şeyleri sahiplenmeden onları asıl Sahibine vermek ve hep O'nu gösteren bir ayna veya pusula gibi olmaktır. Nasıl ki pusulalar hep kuzeyi gösterirler ise ona bakan herkes onda Allah'ı görmelidir. Söyleyen ne güzel söylemiş;

"Mir'at-ı Muhammed'den Allah görünür daim"




0 yorum :

Yorum Gönderme