27 Ekim 2016

Boş Zaman mı Yoksa Boşa Geçen Zaman mı?


Hayatta çoğu insan boş zamanlarının olmadığından yakınırlar. Oysa "boş zaman yoktur boşa geçen zaman vardır" (A. Gulterman). Eğer boş zamanlarımızı nasıl değerlendireceğimizi bilmiyorsak boş vaktimiz olmayacak demektir.

İnsanın hayata gözlerini açtığı an aslında kum saatinin de ters çevrildiği andır ve insan o kum saatindeki kum tanelerinin ne zaman biteceğini bilmemektedir. Kimisi için bu 100 sene olurken kimisi için 70 sene, kimisi için rahmetli abimde olduğu gibi 38 sene kimisi için de rahmetli kuzenimde olduğu gibi 28 senedir. Kimileri de daha ayakları tozlanmadan geçer gider bu dünyadan. O yüzden insan boş zamanını en iyi şekilde değerlendirmeli ve boşa geçirmemelidir.

Evet, yarınlarımızın ne kadar olduğunu bilmiyoruz. Bu sebeple "şimdi"lerin kıymetini çok iyi bilmemiz gerekiyor. "Daha sonra"ların sonu hiç bir zaman gelmeyebilir ve bir de bakmışız ki gözümüzü mahşere açmışız.

Zamanımızın insanları dünyaya karşı çok hırslılar. Oysa bir insan eğer hırslı olacaksa zamanını kaybetmemeye karşı hırslı olmalıdır. Onun bir damlasını dahi ziyan etmemek için titremelidir. Çünkü ebedi mutluluğun sermayesi "bu zamanla" kazanılacaktır.

Orada Geçer Akçe Şudur ki

Kabristanları ziyarete gittiğim zaman orada yatan insanları bir düşünürüm. Farklı meslekten, cinsiyetten, yaştan, zengin veya fakir insanlar. Her birisinin farklı yaşantıları vardı ama ölüm hepsini sıfırladı ve aynı noktaya getirdi. Hepsi 2 metre uzunluğunda 1 metre genişliğinde bir mezarlara gömüldüler. Belki de çoğu zamanlarını iyi geçiremediklerinden yakınıyor, öteki alemde geçer akçenin hiç de dünyadakilere benzemediğinden dem vuruyorlardır. Öyle değil mi ya. Dünyadaki, para, altın, gümüş orada geçmiyor. Orada geçen tek akçe Allah'a kulluğunuzdur.

Size Desem ki 1 Saatiniz Var

Öyleyse, insan zamanını çok iyi değerlendirmeli ama en değerli şeyle. O'da O'nun rızasını kazanmaktır. Size desem ki, 1 saatiniz var. İleride de bir saatlik mesafede muhteşem bir köşk sizi bekliyor. Misket oynamaya mı dalarsınız yoksa hemen köşk yoluna mı koyulursunuz? Evet, fani dünyanın peşinde koşmak ebedi ahiret yurdunun yanında misket oynamak gibidir. Yarın mahşerde çoğu insan dizlerine ellerini vurup "keşke dünyadayken elmasların peşinde koşsaymışım. Oysa ben çakıl taşlarının peşinde ömrümü tükettim ve şimdi ellerim bomboş kaldı" diyecektir. Ama o zaman iş işten geçmiş olacaktır.

Ne mutlu kendilerine verilmiş en değerli nimet olan zamanı Allah'ın rızasını kazanmak için harcayıp fani dünyanın gelip geçici zevklerine aldanmayanlara!






0 yorum :

Yorum Gönderme