12 Ekim 2016

Aşure'nin Hatırlattıkları


Değerli Okuyucularım,

Bildiğiniz gibi içinde bulunduğumuz ay hicri takvimine göre Muharrem ayı. Bu ayda birçok hadise olmuş. Benim dikkat çekmek istediğim şey ise aşure tatlısı.

Rivayetlere göre, Muharrem ayının onuncu günü Hz. Nuh (as), tufandan sonra karaya ayak bastığında elinde kalan malzemelerle aşure tatlısını yapmıştır.

Aşure tatlısı çok değişik malzemelerden yapılıyor. Fasulye, nohut, pirinç, toz şeker, buğday, ceviz, badem, fındık, kuru üzüm, çam fıstığı, kuru kayısı, nar, tarçın ve tabi ki su gibi çok farklı malzemeler bu tatlının yapımında kullanılıyor. Bu kadar değişik malzemenin birlik olup böyle bir uyum sergilediği ve muhteşem bir lezzet kattığı başka bir tatlı ben bilmiyorum.

Aslında bu tatlının bizlere verdiği bir takım dersler var. Ne kadar farklı düşüncede, inanışta, zenginlikte fakirlikte, mevkide makamda olursak olalım, bir araya gelip uyum sergileyebiliriz. İçine konan malzemelerin tatlarının farklı olması aşurenin tadını bozmayıp bilakis ona muhteşem bir aroma kattığı gibi, farklılıklarımız da çatışma sebebi değil aksine zenginliğimiz ve bize güç katan değerlerimizdir.

Zaten bu bahsettiğim şeyler bizim yabancısı olduğumuz şeyler değil. İçinde o kadar milletten, düşünceden, inanıştan insanlar barındırıp ta koca dünya'yı idare eden bir ecdada sahibiz. Bugün de devletler arenasında söz sahibi olanlara bakıldığında onlarında bu çeşitliliğe ve zenginliğe sahip oldukları, farklılıkları bir mozaik şeklinde görüp onun üstüne yarınlarını inşa ettiklerini görürüz.

Öyleyse gelin, farklılıklarımızı zenginliğimiz bilip, kimseyi ötekileştirmeden yürüyelim güzel yarınlara!






0 yorum :

Yorum Gönderme