Fatih Sultan Mehmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fatih Sultan Mehmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2016

Hey Zorluk! Sana Çok Teşekkür Ederim


Çoğu insan hayatlarında karşılaştıkları zorluklardan şikayet ederler. Zorlukların, hayatlarını zora soktuğunu düşünerek pek onlarla karşılaşmak istemezler. Aslında zorluklar, değerlendirebilen insanlar için birer fırsata dönüşebilir. Ama nasıl?

Zorluklar, insanları değişime ve gelişime zorlarlar. İnsan, zorluklarla mücadele ederek olgunlaşır ve güçlenir. Daha karakterli ve iradeli olur. Zorluklarla mücadele o insanda aklı, çare bulmayı, sabrı, cesareti ve sezgiyi tetikler ve böylece paha biçilmez özellikler kazanır insan. Eğer, isteklerine kolayca ulaşırsa karakteri zayıflar ve iradesi güçsüz kalır.

Zorluklarla karşılaştığınız zaman daha önce yaşamış olduğunuz sıkıntıları hatırlayıp "Daha önce bunlarla başa çıkabilmiştim. Şimdiki zorluk ise bundan daha hafif bunu halledebilirim" diyebilirsiniz. Böyle yaptığınız an o zorluğun ne kadar küçüldüğünü göreceksiniz.

Kaptanın Ustalığı Durgun Suda Belli Olmaz

Başarıların değeri, onun uğrunda katlanılan zorluklar nispetindedir. Zorluk ne kadar büyük olursa başarı da o kadar tadından yenmez olur. Düşünün ki İstanbul'u fethetmenin zorluğu 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet'i gemileri karadan yürütmeye zorlamış ve onu cihan fatihi yapmıştı. Karşısındaki ordunun çokluğu da Tarık Bin Ziyad'ı gemileri yakmaya zorlamış ve o da Endülüs'ü fethetmişti.

Hepiniz filmlerde görmüşsünüzdür ve gerçek hayatta da böyledir. Her şeye rahatlıkla ulaşan zengin bir insan önündeki pastadan lezzet alamazken akşama kadar zorluklarla mücadele eden fakir bir insan içtiği bir tas çorbadan büyük bir lezzet alır.

Başarı Merdivenlerine Eller Cepte Tırmanılmaz

Unutmayın ki başarı merdivenlerine eller cepte tırmanılmaz. Zeytin, zeytinyağı haline gelinceye kadar ne cenderelerden geçer, tohum başağa yürüyünceye kadar toprak altında ve üstünde ne zorluklarla karşılaşır. Bir hamile kadın bebeğini ne zahmetlerle karnında taşır ve sonunda büyük bir sancıyla bebeğini doğurur. Elmaslar, yerin binlerce metre altında ne tazyikler altında oluşurlar. Arılar, o muhteşem balı yapabilmek için binlerce çiçeğe konarlar.

Evet, her başarının altında bir zahmet yatar. Ateşe atılan topraklı altının saflaştığı gibi hayat ta çekilen zorluklarla saflaşır ve insan kemale doğru yürür. İnsan böylece parayla satın alamayacağı çok önemli özellikler kazanır.






18 Ekim 2016

Sağır Olun


Evet, sağır olmaktan bahsediyorum. Burada kastettiğim kulağımızın duymaması değil elbette. Hayatta bize olumsuz telkinlerde bulunanlara karşı sağır olmaktan söz ediyorum.

Çok duymuşsunuzdur. "Boş ver çabalama, sen bu işi yapamazsın" ya da "Senden bir şey olmaz" sözlerini. Bu tür sözler, hem insanın motivasyonunu kırar hem de o insanın önündeki fırsatları engeller. Kanımca, insanların bu tür sözlerinin altında biraz da kendi egoları yatmaktadır. İnsanda, hep kendisinden bahsedilmesi, parmakla gösterilmesi ve başarılarından söz ettirmesi vardır. Bunun için diğer insanların işlerinde başarısız olmaları onu öne çıkartacağından dolayı onlara motivasyonlarını kırıcı sözler söylerler. Aslında bu sözleri söyleyip karşısındakinin ayağına çelme takarken kendilerini öne çıkarmaktır amaçları.

Kendisini yeterince yetiştirememiş insanlarda biraz da haset duygusu vardır. Hikayede anlatılır, Şişeden çıkan cin adama sorar "Benden ne istersen iki mislini şu arkadaşın için vereceğim". Adam da " Bir gözümü kör et o zaman" der. Evet haset insana bir gözünü kör ettirecek kadar kötü şeyler yaptırabilir. Öyleyse, insanlardaki bu mevcut duygunun farkında olmalı ve bize yapılan her olumsuz telkine takılıp kalmamalı ve böyle durumlara karşı sağır olmalıyız.

Senin Boyun Kısa....

Eğer, Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'un fethedilemeyeceğine dair sözlere takılsaydı Ortaçağı kapatıp Yeni çağı açamazdı. Edison, söylenen sözlere kulaklarını tıkamasaydı ampulü bulamazdı. Amerika NBA liginin gelmiş geçmiş en büyük basketbol oyuncularından Michael Jordan, "senin boyun kısa, senden basketbolcu olmaz" sözlerini dinlemiş olsaydı bugün böyle müthiş bir yeteneği tanımıyor olacaktık.

Evet, etrafımızdaki başarılı insanların bir çoğu, bu tip sözlere kulaklarını tıkayarak başarı merdivenlerini tırmandılar, bu sözlere kulak verenler ise takılıp yolda kaldılar.






13 Ekim 2016

Hayatta Başarı İçin Adanmışlık


Hepimiz hayatta başarılı olmak isteriz. Başarı, kimisi için iyi bir kariyer sahibi olma, kimisi için çok para kazanma, kimisi için de bir yarışmanın galibi olma anlamına gelirken bütün bu başarıların kazanılmasında hiç değişmeyen bir kural vardır. O da "adanmışlık duygusu"dur. 

Hayata bir takım eksi gibi görünen şeylerle başlayabiliriz. Fakir bir ailenin çocuğu olabiliriz, varoşlarda oturabiliriz veya engelli de olabiliriz. Ne olursak olalım eğer içimizde bir şeye adanmışlık duygusu varsa her şeyi başarabiliriz.

Haydi! Gemileri Karadan Yürütün!

Düşünün ki, Endülüsü fetheden Tarık Bin Ziyad gemileri yakıp ta geriye dönüş ihtimalini ortadan kaldırmasaydı o toprakları fethedebilir miydi?, hayatını bir ampülün yanmasına adayan Edison'da adanmışlık olmasa ampulü bulabilir miydi? Ya da karadan gemileri geçirecek kadar İstanbul'u fethetmeye adanmışlık Fatih Sultan Mehmet'te olmasaydı İstanbul fethedilir miydi?

Afrika'nın kara topraklarından çıkıp veya fakir bir ailede büyüyüp te başarılı olan nicelerini duymuşsunuzdur. Engelli olup ta adanmışlık duygusuyla ayaklarıyla resim çizip sergiler açan, sağlam insanların yapamadığı işleri yapanlar vardır.

Geçen gün televizyonda seyretmiştim. Gözleri görmeyen bir adam biçer döver tamirciliği yapıyordu ve o işi orada ondan daha iyi yapan kimse de yoktu. Demek ki adanmışlık engel, sınır tanımıyor. Adanmışlıkta, insan beyni o anda ne yapmalıyım? sorusuna değil de nasıl başarabilirim? sorusuna odaklanıyor ve kişinin kendini tümüyle bir şeye adadığı o anda kader de harekete geçiyor. Sonunda o kişi için başarı kapıları açılıyor.

Adanmışlığın son noktası ise ...

Kitabımızda da, nihai bir adanmışlık hedefi veriliyor ve bize "Rabbiniz tarafından bağışlanmaya ve genişliği yer ve gökler kadar olan Cennete yarışırcasına koşuşun" denilerek inanan insanların esas gayelerinin ne olması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Ne mutlu, tüm engellere rağmen adanmışlıkla hareket edip hayatlarının amaçlarını gerçekleştirenlere!