15 Ağustos 2016

Hayat ve Doğuş


Hayata Yeniden Doğmak

Hepimiz bir kere doğarız hayata ve yaşarız bize ne kadar ömür verilmişse. Ancak, hayata bir kere daha gelme fırsatımız olsaydı nasıl yaşamamız icap ederdi? Gelin biraz bunun üzerinde kafa yoralım.

İnsanlar, doğumlarından itibaren çevrelerinde olan biteni gözlemler ve zamanla çevrelerindeki hadiseler insanlara çok normal gelmeye başlar. Oysa, en güzel yaradılışıyla varlıklar içinde seçkin bir yeri olan insanın etrafındaki eşyaları ve hadiseleri sorgulaması ve buna göre bir yaşayış seçmesi beklenir kendisinden. Tam olarak ne demek istiyorum? Biraz daha açıklayayım;

Hayatı O'nun Adına Okumak

Mesela, bahar mevsimi gelir güller açar, mis kokularıyla ortalığı mest ederler. Ama biz pek aldırış etmeyiz. Sadece ne güzel kokuyor bunlar der geçeriz. Aslında, sorgulayan insanın şöyle düşünmesi ve demesi beklenirdi; 

-Yahu, bu gül kara topraktan çıktı. Bu toprakta ne koku var ne de renk. Bu gül bizi mest eden bu kokuya ve renge nasıl sahip oldu? Benim neleri sevdiğimi nasıl biliyor ki tam ona göre bir renk ve bir kokuya sahip olmuş? Bunu aklı ve şuuru olmayan bir çiçeğe veremeyeceğime göre demek ki çiçeği ve bizleri bilen, gücü havaya, toprağa, suya ve güneşe geçen birisi bunu yapmış olmalı. Öyleyse Allah'ım sana hamdolsun ki bize bu güzellikleri verdin demelidir.

Aynı şekilde yağmur yağdığı zaman da şöyle düşünmelidir;

- Bu bulutlar buradaki insanların, hayvanların ve bitkilerin ihtiyaçlarını nereden biliyorlar ki tam zamanında yağmur yağdırıyorlar. Halbuki bunların düşünen aklı, gören gözleri ve sözlerimizi işiten kulakları yok. Demek ki bütün bunları gören ve bilen Allah bize bu yağmuru gönderiyor diye düşünmeli ve O'na şükretmeli.

Hastalandığı zaman da şöyle düşünebilir insan;

Rabbim bu hastalığı vermekle benim ne kadar güçsüz olduğumu ve O'na muhtaç olduğumu hatırlattı. Demek ki doktora gitmekle beraber O'na yalvarma zamanım gelmiş deyip kendine şifa vermesi için Şafii olan Allah'a dua etmeli insan.

Malını-mülkünü kaybettiği zaman da şöyle düşünürse sıkıntılardan kurtulur ademoğlu;

Bu malı mülkü bana zaten O vermişti  ve O bunların gerçek sahibidir.Mülk sahibi malını istediği zaman geri alır. Eğer ben bu duruma sabredip şikayetçi olmazsam daha güzellerini bana ahirette verir. Yoksa, bunları ben kazanmıştım. Niye şimdi elimden çıkıp gittiler diye düşünürsem hayat bana ızdırap olur.

Cennet bir Hayat Senin Elinde


Sonuç olarak çevremizdeki eşyalara ve hadiselere bakarken maddeci anlayıştan kurtulup O'nun adına bakabildiğimiz ölçüde hayatımız Cennet'e döner yoksa zamanımızın anlayışıyla bakarsak bu dar dünyanın duvarları arasında sıkışır hayatımızı Cehennem'e çeviririz.







0 yorum :

Yorum Gönderme