29 Ağustos 2016

Hazır mısın Ruhunun Fotoğrafını Çekmeye?


Ruhunun Fotoğrafını Çekmeye Hazır mısın?

Hepimiz fotoğraf çekinmişizdir. Hem de yüzlerce defa. Peki ya ruhumuzun fotoğrafı, onu çeken hiç var mıdır acaba? Gelin bugünkü yazımızda bunu konu edelim ve bunun niye önemli olduğunu anlatmaya çalışalım;

Fotoğraf Çek Ama Kimi?

Fotoğraflarımızda hepimiz güzel ve yakışıklı görünmeyi isteriz. Bunun için de üstümüzü başımızı düzeltiriz. Saçlarımızı tarar ve makyaj yaparız. Böylece bedenimizin güzel görüneceğini umar fotoğrafta ne kadar iyi çıkarsak o kadar mutlu oluruz.

Ancak hiçbirimiz asıl bizi biz yapan, manevi değerlerimizin kaynağı, bize ismimizle seslendikleri zaman aslında ona seslendikleri ruhumuzun bir fotoğrafını çekmemişizdir belki.Peki bunu nasıl yapacağız? Hadi hepimiz elimize manevi bir fotoğraf makinesi alalım ve ruhumuzun fotoğrafını çekelim şimdi.

Fotoğrafta Göreceklerine Hazır mısın?

Evet, fotoğrafımızı çektik ruhumuzun resmine bakıyoruz. O da ne, resmin bir tarafında bencillik görüyoruz. Hayatın sadece bizim etrafımızda döndüğünü düşündüğümüz için bencillik çok parlak gözüküyor fotoğrafta. Bir tarafında da flu bir cömertlik var. Fluluk var, çünkü insanlar görsün ve desinler diye cömertlik yapmışız. Biraz merhamet varmış gibi gözüküyor ama çok parlak değil. Çünkü bizler merhameti sadece karşılıklı menfaat üzerine kurmuşuz. Resmin her tarafını kaplayan bir dünya sevgisi gözüküyor. Uzun yaşama arzumuz, hiç ölmeyecekmiş gibi hırslarımızın peşinde koşuşumuz resmin her tarafına sirayet etmiş. Bir tarafta ta şöhret tutkumuzu görüyoruz. Herkes tarafından bilinme ve alkışlanma arzusu, evet o da resimde kendine parlak bir yer bulmuş.

"Rahmetli abim akciğer kanseriydi. Kanser olduğunu geç farkettik. Doktorlar ciğerlerinin röntgenini çektikleri zaman kanserin akciğerin büyük bir kısmını sardığını ve kalbe baskı yaptığını farkettiler. Hemen radyoterapi başlattılar. 3 haftalık yoğun bir terapiden sonra baskıyı ancak hafifletebildiler. Yoğun tedavi devam etti ancak abim 3 yıl dayanabildi kansere ve 38 yaşında ayrıldı aramızdan"
 Evet, kanser daha erken farkedilebilseydi belki durum daha farklı olurdu. İhtimal, daha uzun yaşayabilirdi. Fakat kanser, onun sadece dünya hayatını tehdit ediyordu. Hastalıklı ruhumuz ise bizim ebedi hayatımızı tehdit ediyor. Düşünsenize yukarıda fotoğrafını çektiğimiz ruhumuzla ötelere gidersek o ruhun asıl Sahibine nasıl hesap veririz?

İnsan Bedeniyle Değil Ruhuyla İnsandır

İnsanı insan yapan şey bakımlı bedeni değil ruhudur. Bedenimizdeki madenleri toplayıp satsak çok bir şey tutmaz. Ama manevi değerlerle donanmış bir ruh dünyalar kıymetindedir onu Yaratanın gözünde. Buradaki bedenimiz bize son nefesimize kadar eşlik eder. Ruhumuz ise ebediyete kadar. 3 günlük dünya hayatında bedenimize gösterdiğimiz özeni bizimle sonsuza kadar beraber olacak ruhumuza niçin göstermiyoruz? Niçin yukarıda bir kısmını saydığımız manevi hastalıkların tedavisi için zaman harcamıyoruz? 

Haydi gelin son nefes gelmeden evvel ruhumuzu tedavi edelim ve ruhumuzun Sahibinin hoşnutluğunu kazanalım.







0 yorum :

Yorum Gönderme