21 Ağustos 2016

Hayat ve Sabır


Okuyucularım hatırlayacaklardır daha önce hayatı olimpiyat oyunlarına benzetmiştik. Oyuncuların stadyumda biraz sıkıntı çektiklerini ancak sonunda madalya ile ödüllendirildiklerinden söz etmiştik. Bugün bu konuyu önemine binaen detaylandırmak istiyorum;

Herşey Sabırla Olgunlaşır

Bildiğiniz gibi dünyamız milyonlarca sene geçtikten sonra bu haline gelmiştir. Dev Sekoya ağaçları ise 140 m. olan o muhteşem boylarına bir toplu iğnenin ucu kadar olan tohumdan çıkıp ancak 3000 yılda ulaşabilirler. Bir insanın ise kendi ihtiyaçlarını karşılaması ve hayata atılabilmesi için belki de en az 20 yıl geçmesi gerekir. O çok sevdiğimiz meyvelerin olgunlaşması için ise aylar geçmesi gerekir.


Ötelere Yolculuk Var!!!

İnsan hayata ve çevresine dikkatli baktığı zaman hayatının devamı için çok masraflar yapıldığını görür. Kocaman güneş, hava, su, toprak ve diğer şeyler adeta insana hizmet için koşturmaktadır. Biraz daha derinlere indiği zaman güneş sistemi ve içinde bulunduğu galaksinin de bu varlığın devamı için gerekli olduğunu anlar insan. Bu kadar masraf sadece 60-70 yıllık bir hayat için olamaz. Öyleyse, bütün bunlar insanı ebedi hayata hazırlamak içindir. Esas hayat burada değil Orada'dır. Dolayısıyla hayatta insanın başına gelen her hadise aslında insanı ötelere hazırlamak içindir. 

Hayat, bize verilenlerle onun zevkini sürmek için çok kısadır. İnsan ömrünü 70 yıldan hesap edersek, insan kendisini bilene ve anlayana kadar 15 senesi geçer. Sonraki hayatının da 3'te 1'i uykuda geçer. İşte güçte, yollarda ve hastalıklarda geçen ömrü de çıkarttığınız zaman geride insanın zevkini sürebileceği 20 senesi (en iyimser rakamlarla) ya kalır veya kalmaz. Bir de bakmış ki peşinden koştuğu dünya onu bırakmış gitmektedir.

Bir damla için koca bir Derya'yı feda etmeyin

Dünya, ahiret ile karşılaştırıldığı zaman derya yanında bir damla gibi kalır.İnsan dünya hayatının zevk ve lezzet almak için değil de ötelere hazırlık için imtihan maksatlı özel olarak dizayn edildiğini anlarsa hayatını bu anlayışa göre düzenler ve hiçbir hadise onu yıldıramaz. Her hadisenin aslında onu denemek ve onu olgunlaştırma adına başına getirildiğini düşünür ve "Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler" der. 

Bu şekilde insan başına gelen olumsuz görünümlü ama imtihan maksatlı verilen şeylere sabrettiği zaman Sahibi'ni hoşnut eder ve imtihanı kazanır.

Ne mutlu böyle bir imtihanı kazananlara!









0 yorum :

Yorum Gönderme